Eğer kendi adaletini kendin verirsen!

Fazla lafı uzatmadan başlayayım.. Olay dün akşam Karasu ilçesinin Yalı Mahallesinde meydana geldi. Karasu Belediyesi Garaj Amiri Ahmet Parlak ve Amir Yardımcısı Metin Soytürk, düğünden çıktıktan sonra evlerine gitmek üzere araçlarına binecekleri sırada iki kişi tarafından feci şekilde dövüldü. Saldırganlar o kadar öfkeli idiler ki saldırı da Garaj Amiri Ahmet Parlak’ın burnunda kırık, Metin Soytürk’ün ise ayağında kırık meydana geldi. Peki o saldırıyı yapanlar kimler? Kimseye yabancı değiller! Karasu Belediyesi’nde çalışırken işten çıkartılan E.G. ve K.Ç. adlı iki işçi... Peki bu iki işçi ile saldırıya uğrayanlar arasında ortak özellik nedir? Belediyede aynı birimde çalışmış olmaları... Birbirlerini de ‘iyi tanıyorlar’ Aralarında ne yaşandı? Nasıl bir anlaşmazlık oldu? Ne geçti? Bilemiyoruz ama şiddete varacak kadar ciddi bir sorun yaşandığı da aşikar... Yoksa burun, bacak kıracak kadar şiddet uygulanmaz! Saldırıya uğrayanlar ve saldırganların ifadeleri sonrasında şiddetin sebebi ortaya çıkacaktır..Zaten Karasu’nun Belediye Başkanı İshak Sarı’nın olay sonrasında açıklamaları da saldırıya uğrayan ve saldırganların birbirlerini tanıdıklarını gösteriyor... ‘Yaklaşık 2 ay kadar önce işten çıkarılan 2 işçinin olayın faili olduğunu biliyoruz. Öncelikle arkadaşlarımızın tedavisiyle ilgileniyoruz” Merak edilen şimdi şu! Başkan Sarı’nın 2 ay önce işten çıkartılan 2 işçi diye açıkladığı o 2 kişi, Karasu’da hurdacıya 53 bin liraya satılan 2 bin 200 metre bakır hurda telin usulsüz şekilde satılmasına adları geçen işçiler mi? Bir adım daha ileri gidersek, ‘Bu işten çıkartılan daha önce belediye garajında çalıştıkları ifade edilen işçilerle, saldırıya uğrayan garaj amiri ve yardımcısının ne tür bir ilişkisi var? Başkan Sarı’nın Ağustos Ayı Meclis Toplantısı'nda kayıp bakır tellerle ilgili ’Hatalar vardır eyvallah kabul ediyorum. Bazı arkadaşlar hukuken bir sıkıntı olmadığı halde etik olmayan davranışlarda bulunmuşlar' diye bahsettiği o arkadaşları bu saldırıyı gerçekleştiren işçiler mi? Ve de en önemlisi Başkan Sarı’nın ‘’Söz konusu kablo meselesinde de gereğini yaptık. Bir netice ortaya çıktı. Çıkan disiplin soruşturmasında da bir türlü memnun edemezsiniz. Ama bir sonuç çıktı ortaya.’ sözlerinin hala arkasında duruyor mu? O malum konuyu hala savcılığa bildirmeyecek mi? Bildirmeyecek ise neden ısrarla suç duyurusunda bulunmaktan kaçınıyor? Bu da insani bir soru.. ‘Bu son yaşananlardan dolayı vicdani rahatsızlık duyuyor mu?

Kaynak : https://medyabar.###/makale/7994573/editorun-yorumu/eger-kendi-adaletini-kendin-verirsen
 
Üst